BlogLifestyleRöportaj

Portreler: Özgür Kaptan

Sanat sizin için ne anlam ifade ediyor ?
Sanat benim için aslında yaşadığımız dünyadaki her şeyden estetik bir değer çıkarmak anlamına geliyor. Tabi biz bu… ben seramik sanatıyla ilgileniyorum. Çünkü seramik bitirdim Güzel Sanatlar Fakültesinde ama seramik her şeyin içinde. Sanat da zaten yaşadığımız dünyanın her anında, alanında, her yerinde. Özel bir böyle “Sanatın şuyuyla ilgileniyorum.” demiyorum da aslında yaşadığımız, çevremizdeki, bizde iz bırakan her şeyiyle ilgileniyorum diyebiliriz.
İçinizdeki amatör ruhu nasıl yaşatıyorsunuz?
Aslında üniversitede hoca olunca daha çok sizin gibi gençlerle, işte yaş grubu 20 ve üzeriyle ilgilendiğimiz için…18 19 yaşında başlıyor birinci sınıf öğrencilerimiz. Onlarla birlikte kendimizi 20 maksimum 25’te falan hissediyoruz herhalde. Her yeni gelen seramik birinci sınıfıyla birlikte seramik, grafik, animasyon işte hepsiyle birlikte, sanki o yaşa tekrar geri dönüyoruz. O enerji bize geçiyor onlardan diye düşünüyorum. Sanırım amatör ruh böyle korunuyor ya da biz genç hissettiğiniz için böyle oluyor.
Çalışkan bir öğrenci miydiniz? Tembel mi?
Başlangıçta çok çalışkan bir öğrenciydim. Hedef bir başka üniversiteye, ailemin yaşadığı şehre göçmekti. Gittim ve geri döndüm. Anadolu Üniversitesini seviyorum, okulumu çok seviyorum. Aynı bölüme geçmiştim Ankara’da fakat yarım dönem sonra geri döndüm. Sanki onun için çalışmış gibiydim yıllarca ama sonra baktım ki zaten mesleği çok seviyorum, okulu çok seviyorum not için çalışmak için değil de en iyiyi üretmeye çalışmaya dönünce çalışkandım.
İşinizle alakalı yaşadığınız en önemli deneyim neydi?
İşimle ilgili en unutulmaz deyince …bir başka ülkeye gidip o ülkenin şartlarında seramik yapmak bizim çok sık başımıza geliyor aslında ama… Çin’e bundan 20, 25 yıl kadar önce Çin’e gittiğimde ilk deneyimim çok enteresandı. Hem oradaki insanların seramiği hayat şekli haline getirmeleri çok ilginçti hem de oradaki yaşantı hem zor hem de bizim yaşam şartlarımıza göre çok değişikti.
Kendinizle barışık mısınız?
Çok.. çok barışığımdır. Hatalar ,kusurlarla yaşanmayacağını, daha pozitif düşünceyle daha hızlı ve daha keyifli hareket ettiğimi keşfettiğimden beri… Belki bu üniversiteye girmekle birlikte bu da… Çok keyif alarak yaşıyorum dolayısıyla böyle “Aaa bu başıma geldi. Hemen bunu düzeltmeliyim.” demek yerine “Bende bunlar var ama bunların karşılığı şunlar da var.” çok hızlı gelişiyor.
Teknoloji ile aranız nasıldır?
Teknolojiyle aram fena değil. Evde bir 18 yaşında çocuk olunca ister istemez onun ilgilendiği alanlar, onun bahsettikleri… Bu dönemde içinde bulunduğum pozisyonda zaten şu anda internet üzerinden ders yapıyoruz. Instagram kullanmayı çok seviyorum. Whatsapp’tan pek çok öğrencimle chatleşiyoruz. Facebook zaten vardı. Bizim gençler Facebook’a annelerin yeri diyorlar belki ama hepsini kullanıyorum. Twitter’ı seviyorum, okumayı, haberleri oradan takip etmeyi… Youtube’da da pek çok izliyoruz tabii.
Dolabınızda en çok hangi renkler hakim? Neden o renkler?
Dolabımda en çok siyah hakim galiba. Aslında bütün renkleri kullanıyorum ama siyah çabuk kirlenmiyor dermişim. Beyaza ilk kirlenme önceliği vermişler ama siyaha da herhalde en son diye diyeceğim ama değil. Daha çok, renk seçme kaygısına girmek itemiyoruz çünkü renklerin renklerle uyumu ile ilgili hayatımız zaten bu konuda fazlasıyla kaygıyla dolu güzel sanatlarda. O yüzden daha çok siyah siyahın yakın hissettiği renkler dolabımda var.
Dostluk sizin için ne anlam ifade ediyor?
Dostluk benim için aslında kötü günde belli olur diyelim. Genelde her şeyi paylaşmayı ve işte hani yardımlaşmayı çok seviyoruz, çoğumuz böyle davranıyoruz, işte Türk misafirperverliği denen bir durumdayız aslında ama benim zor günümde belli olur dostluk diyorum. Öyle karşı taraftan gelecek tepkilerle belli olur.
Yemekte görsellik sizin için önemli midir? Bir örnek verir misiniz?
Yemekte görsellik çok önemli benim için. Zaten meslek seramik olunca… yani tabak çanak da üretiyorum ama daha çok sanat objesi üretiyoruz. Şey tabaklarımı çok böyle yemeklere göre, işte renklere göre, masa örtüsünün uyumu falan hepsi bir arada çatal kaşığın bile renkleri değişebilir ,onlar peçeteyle kombinlenebilir şeklinde davranıyorum. Renkler önemli.
İhtiyacınız olmadığı halde, sırf sahip olmak adına bir şeyler alır mısınız?
Sofra eşyası alırım. Rengine çok hayran olduğum bir fuları alırım. Belki hiç kullanmıyorum çok az kullanıyorum fularları ama yine de o fularlardan vazgeçemiyorum. İçindeki renkler, resmiler beni çok cezbediyor. Alırım… Ayda bir kaç tane aldığım bile oluyor bazen. Pembe diye bir şey alırım. Mesela her yer pembe odamda. Pembe diye herhangi bir kullanım eşyası da alabilirim.
Telefonunuzda kullandığınız favori uygulamanız hangisi? Neden?
Telefonumda kullandığım… Aslında Instagram’ı çok kullanıyorum. Whatsapp’ı da çok kullanıyorum ama Whatsapp şu an dersler sebebiyle böyle biraz daha sıkıcı hale geldi. Dersler, ders grupları sebebiyle ama Instagram’da storyde hayatla ilgili beğendiğim şeyleri, o günün enteresan olayları, sırf çok renkli diye bir dükkanın vitrini storylerde günlük paylaşmayı çok seviyorum.
Koku hafızanız var mıdır? Nasıl kokulardan hoşlanırsınız?
koku hafızam var. deniz kokusunu çok seviyorum yosun kokusu böyle bir deniz kenarında olmak o havayı teneffüs etmek harika ama kendim için kullandığım zaman daha çok vanilya çok uçucu çiçekler mutfakla ilgili şeyler galiba yine işte küçük bir koku size bir başkasını hatırlatabiliyor bir hayli koku hafızam var ama kendim için vanilyalı kokular diyebilirim.
Çalışmalarınızda baykuş kullanmanızın bir sebebi var mı?
Ailemde anneannemin baykuşların uğursuzluğuna inanması, işte her baykuş ötüşünde birinin başına bir şey geleceğini söylemesi, bunun için ağıtlar yakması beni çocukken çok etkilemişti. Sonra ortaokul yıllarında bana bir baykuş kalemtıraş hediye geldi. O zamanlarda Kıbrıs’a gidilirdi. Kıbrıs’tan gelmişti böyle bir kalemtıraş, Onun yanına bir kaç oyuncak eklendi. Sonra işte bahsettiğim… Çin’e gittiğim yıllarda oradaki jade taşı beni çok etkilemişti. Yeşil baykuşlar toplamıştım oradan. Mavi beyaz Hollanda seramikleri gibi yine Çin’in de mavi beyaz seramikleri var. Öyle baykuşlar biriktirmeye başladım. Bugüne gelindiğinde binin üzerinde baykuşum var evimde küçük biblolar şeklinde. Arkadaşlarım dostlarım da bana çok hediye alıyorlar. Formunu çok seviyorum. Gözleri çok iyi gören bir kuş dolayısıyla biz ona sanatın kuşu diyoruz Mimar Sinan Üniversitesi de onu kullanıyor. İşte pek çok felsefeyle ilgili konuda baykuş bilge kuş olarak koşuyor. Benim de işin temelinde o korkuyu yenmek için formundan, gözlerinden, tüylerinden işte üzerinde taşıdığı dokudan etkilendiğim ürünler genelde ortaya çıkıyor, istemeden çıkıyor. Bir şey çizerken bir anda kendimi baykuş çizerken buluyorum. Arkadaki bu işler öğrencilerimin işleri. Her yıl temel sanatta son final ödevi olarak bir baykuşlu, teknikleri anlattığımız final ödevi istiyorum. Bunlar da işte geçmiş yıllardan elimdeki güzel işlerden örnekler. Baykuşu o yüzden hayatımın biraz merkezinde gibi işte öyle diyeyim.

Related posts
CaddeLifestyle

Sürpriz doğum günü kutlaması

Açılışına sayılı günler kala yeni yatırımları Noon Restaurant’ın son düzenlemelerini…
Read more
CaddeLifestyle

Yeni döneme hazırlanıyorlar

Şehrin gözde gece kulüplerinden Tren’in işletme müdürü Erman Tüfekçi’ye mekanında…
Read more
CaddeLifestyle

Haber sonrası kahve molası

İstikbal Gazetesi ve İstikbal Dergisi’nin muhabiri ÖzgeZaim’i bir haber sonrası…
Read more
E-Bülten
Güncel magazin haberlerinden ilk sizin haberiniz olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.